tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

25.12.2020

Örtü altı üretici ekspertiz kıskacında

ortu-alti-uretici-ekspertiz-kiskacinda1.jpg

Sera yatırımı yapmak isteyen ya da tarım arazisi afetlerden zarar gören üreticilerin çoğu, kredi ya da sigorta süreçlerinde devreye giren ekspertiz hizmetlerinden memnun değil.

Son yılların en düşük yağış oranlarına sahip kış sezonlarından birini geçiren Türkiye tarımında üretimin cansuyu olan su kaynaklarına dair gözlemler tedirgin edici bir tablo çizmeye başladı. Aynı şekilde üretime dair mevcut veriler de bu durumu yansıtır nitelikte.

Üstelik içinden geçilen bu zorlu kuraklık sürecine bir de afet niteliğine varan beklenmedik ve aşırı hava koşulları ekleniyor. Geçtiğimiz günlerde Antalya ve İzmir’de yaşanan sağanak yağışlar ve su baskınları, kuraklıkla birlikte küresel iklim değişikliğinin yarattığı olağanüstü şartların diğer yüzünü temsil ediyor.

Teminat bedelleri üreticiyi yatırımdan vazgeçiriyor

Benzeri pek çok afette olduğu gibi Antalya ve İzmir’de de yağış ve sel sularından en çok etkilenen cephelerden biri örtü altı üretim. Hasar gören sera yapıları ve sular altında kalan ürünler bir kez daha tarımsal sigorta konusunu gündeme getirdi. Ancak sıkça dillendirilmese de, sigorta konusunda üreticilerin içine girdiği çıkmazını daha da daraltabilen bir süreç daha var, o da ekspertiz hizmetleri.

Örtü altı üretici ekspertiz kıskacında

Aslında ekspertiz sorunsalı örtü altı üreticilerin gündemine yalnızca doğal afetlerde değil, henüz sera yatırımının ilk aşamasında giriyor. Ziraat Bankası modern bir sera, bahçe ya da benzeri tarımsal bir yapı kurmak için kredi başvurusu yapan üreticiden 1’e 1,25 oranında ipotek istiyor. Sera yatırımlarında ekspertiz tarafından istenen yüksek meblağda teminatlar ise üreticinin sera yatırımını askıya almasına neden olabiliyor.

Emtia değerleri üçte bir düşürülüyor

Ekspertiz probleminin açıklanan tarımsal kredilerin kullanılması konusunda üreticilerin karşı karşıya kaldığı en önemli sorun haline geldiğini söyleyen Serkonder Yönetim Kurulu Üyesi Barış Aydoğdu, ekspertiz firmaları üreticin göstereceği emtiaların değerini 3’te 1 oranında düşürebildiğine dikkat çekiyor.

“Eksperler de bizim içimizden insanlar. Ancak üreticinin tarlasının, serasının değerini düşürmek üreticinin değerini düşürmektir. Değer görmeyen insanlar da üretim yapamaz” diyen Aydoğdu, “Mevcut ekspertiz sistemi üreticinin değerini yanlış belirliyorsa, üretici de buna gerektiğinde müdahil olabilmeli” şeklinde konuşuyor.

ortu-alti-uretici-ekspertiz-kiskacinda2.jpg

Üreticiler “sigorta sisteminde en önemli sorun ekspertiz” diyor

Üretici yatırımını yapıp teminatları da yeterli olduğunda serasını inşa ettikten sonra ise herhangi bir doğal afetle karşı karşıya kaldığında doğal olarak yeniden ekspertiz ile karşılaşıyor. Bu konuda Ankara Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma dikkat çekici veriler içeriyor. TARSİM sigortalarının en yaygın olduğu ile olan Tekirdağ’da yapılan bir ankete göre, mevcut sigorta sistemine ilişkin sorun sıralamasında ilk sırada ekspertiz geliyor.

Buna göre mevcut sistemden memnun olanlar yüzde 19 seviyesinde kalırken, sigorta yaptıran üreticilerin yüzde 38’i ekspertiz hizmetlerinden şikayetçi. Diğer sorunlar ise yüzde 19,5 ile yüksek muafiyet oranları, yüzde 17,2 ile yüksek prim miktarları ve yüzde 11,6 ile diğer sorunlar geliyor.

Hasar tespitinde güven sorunu oluştu

Ankete göre, halihazırda sigortalı olmayan üreticilerin yüzde 40’ı ise daha önce sigorta yaptırmış ve sonrasında çeşitli nedenlerden dolayı bundan vazgeçmiş. Vazgeçme nedenlerinin başında ise yaşanan hasarların muafiyet oranı altında kalması ve eksperin yanlış değerlendirme yapması nedeniyle zararların karşılanamamış olması geliyor.

ortu-alti-uretici-ekspertiz-kiskacinda3.jpg

Yapılan araştırma üreticiler arasında eksperlere karşı olumsuz bir izlenimin yaygın olduğunu gösteriyor. Üreticilerin söylemleri arasında söz konusu uzmanların “hasar tespiti konusunda yeterli bilgiye sahip olmamaları”, “TARSİM’e bağlı olanların yanlı bir tutum sergilemeleri” ya da “Üreticilere kaba yaklaşımlarda bulunmaları” gibi şikayetler göze çarpıyor.

Belli ürün gruplarında uzman eksper yetiştirilmeli

Eksperlerin doğru hasar tespitinde bulunamadığı yargısını kırmak için belirli ürün gruplarında uzmanlaşmış eksper kadrolarının yaratılması gerektiğini söyleyen Aydoğdu, “Bunun için söz konusu bölgedeki üniversiteler,Tarım İle ve İlçe Müdürlükleri, ziraat odaları ve ticaret odaları ile birlikte ikincil bir eğitim ve kurs hizmeti oluşturulmalı. Ayrıca kendini yetiştirmiş ve belli yetkinlikteki üreticiler de gerektiğinde bu kurslara katılıp ekspertiz olabilmeli” önerisinde bulunuyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Çayda kota krizinin özünde gelecek kaygısı var

Çayda kota krizinin özünde gelecek kaygısı var

Çay üreticileri dekara 600 kg olarak belirlenen alım kotasına tepkili. Ancak endişelerin kaynağı yalnızca bu sezona özgü koşullar değil.

tarlasera Haziran sayısı okurlarıyla buluştu!

tarlasera Haziran sayısı okurlarıyla buluştu!

Bu ay Covid-19 salgının tarımda yarattığı tahribatı tüm yönleriyle ele alan tarlasera’nın Haziran sayısı yine dopdolu.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Akdeniz'in gizli hazinesi gölevez

Akdeniz'in gizli hazinesi gölevez

Afrika ve dünyanın tropik bölgelerinde yaygın biçimde tüketilen gölevez Türkiye’nin güney kesimlerinde ekim alanlarını genişletmeye başladı.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.