tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

9.6.2015 12:56:09

Tarımın arka odası aydınlanıyor

Tarım ürünlerinin geçmişinden yola çıkarak medeniyetlerin beslenme kültürünü ortaya çıkaran çalışmalara imza atan Yard. Doç. Dr. Ahmet Uhri, tarımsal kalıntılarla insanın yeme-içme serüvenini ortaya çıkarıyor. Uhri, Anadolu’daki tarım ve beslenmenin kültür tarihini incelediği Boğaz Derdi isimli kitabında hem tarım ürünlerinin hem de medeniyetlerin kültürlerini ilginç öykülerle anlatıyor ve insanoğlunun tarım macerasını açıklıyor. Uhri, “Bir bardak çaydan, incir veya elma gibi bir meyveden veya deniz börülcesinden yola çıkarak tarih yazmak olası mıdır?” sorusundan yola çıkarak yazdığı kitapta, ilk hominidlerle başlayan insanın kültürel olarak varoluş serüveni içinde yeme-içme önemli bir yer tuttuğunu söylüyor.

Tarım ürünlerini arkeoloji ışığında değerlendirmek nereden aklınıza geldi? Beslenme tarihi ve kullanılan tarım ürünleri arasında nasıl bir ilişki var? İnsanın avcı-toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik yaşama geçişi ve ardından tarıma başlaması başlı başına bir devrim. Bugünkü yaşantımızın temelini de bu oluşturuyor. Bu durum bana çok ilginç geldi. İlk evcilleştirilen, yani tarımı yapılan bitkiler, anavatanı Güneydoğu Anadolu bölgesi olan buğday ve arpa. Dolayısıyla beslenme tarihini, en azından sofistike anlamda yemek yapmanın tarihini, buradan başlatmak yerinde olur. Tarımın insan hayatındaki yeri eskiden nasıldı? Geçmişte kullanılan tarım uygulamalarının ve ürünlerinin geçirdiği dönüşümün sebepleri ve sonuçları nelerdir? Bir önceki soruda yanıtladığım gibi tarım yapmak, yani bir bitkiyi toplamak yerine yetiştirme düşüncesi başlı başına bir devrim. Elbette bakarsan bağ bakmazsan dağ olur sözünde olduğu gibi, bitkiyi kendimiz yetiştirmeye başladığımızda, onun evrimsel gelişimine de müdahale etmiş oluyoruz. İnsan bu durumu kendi yararına kullanmayı da zaman içinde öğrendi. tarlasera’nın insanlık tarihi ve yeme-içme kültürü arasındaki ilişkiye ışık tutmak için görüştüğü Yard. Doç Dr. Ahmet Uhri, beslenme tarihi ve tarım arasındaki kopmaz bağı anlattı. Bu çarpıcı röportajın tamamını tarlasera Haziran sayısında okuyabilirsiniz. Keyifli okumalar!

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Fındık kutup ayıları ile aynı kaderi mi paylaşacak?

Fındık kutup ayıları ile aynı kaderi mi paylaşacak?

Araştırmacılar, küresel iklim değişikliğinin Türkiye’de fındık tarımını Batı Karadeniz’e ya da yüksek rakımlı bölgelere doğru kaymak zorunda bırakacağını söylüyor.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Susuz yaz bitti, susuz kış yaşanıyor

Susuz yaz bitti, susuz kış yaşanıyor

Düşük yağış oranları nedeniyle son 91 yılın en kurak dönemini yaşayan Trakya’da tarım arazilerindeki kayıplar ciddi boyuta ulaştı.

tarlasera Ocak sayısı çıktı!

tarlasera Ocak sayısı çıktı!

Yeni yılın ilk sayısını okurlarıyla buluşturan Aylık Tarım ve Kültür Dergisi tarlasera, bu ayki Kapak Konusu sayfalarında tüm yönleriyle toprak analizini inceliyor.