tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

17.3.2015 14:19:25

Fas'tan gelen hayat iksiri

Son yıllarda Türkiye’de ismi daha çok duyulmaya başlayan argan yağı, yalnızca Fas’ta yetişen ve her mevsim yeşil kalan argan ağacının yemişlerinden yapılıyor.  Argania spinosa L. ağacı, yalnızca Fas’ta bulunan endemik bir tür ve dünyaya yayılması 1500’lü senelere dayanıyor. O yıllarda argan ağacının tohumlarını önce Avrupa’ya, sonra da Amerika’ya taşıyanlar bugünün en popüler kozmetik ürününü de ortaya çıkarmış oldu. Bugün argan buralarda da yetişebiliyor; ancak endemik tür olması sebebiyle UNESCO’nun koruması altına da alınnmış durumda. Bugün Fas Cumhuriyeti de argan yağını daha çok üretebilmek için çalışmalara başlamış durumda. Hükümetin yeni düzenlemeleriyle hedefi ise; bugün 2 bin 500 ton olan yıllık argan yağı üretimini 2020 yılında 4 bine çıkarmak. Üretimi oldukça zor Argan yağı Türkiye’de ve dünyada kozmetik sektörünün son yıllarda en çok ‘tuttuğu’ ürünlerden biri. İçindeki E vitamini sayesinde saçlara ve cilde iyi gelen bu yağ, elde edilmesi çok zor olduğundan çok pahalı fiyatlara satılıyor. Çünkü saf yani yüzde 100 argan yağı sadece Fas’ın kuzeybatısında bulunan bir ağacın yemişlerinden, çok zor koşullarda üretilebilen bir yağ. Bu yağın üretilmesi biraz da zeytinyağınınkine benziyor. Zeytin ağacına benzeyen argan ağacının dallarından teker teker yemişlerini toplayıp, her bir yemişi bir taşla kırıp içindeki yumuşak çekirdeği çıkaran işçiler daha sonra bu çekirdekleri kavuruyor ve elle öğütüyor. En nihayetinde öğütülmüş bu çekirdekler suyla karıştırılıyor ve yağı çıkarılıyor. Tüm bu işlem iki gün sürebiliyor ve sonucunda bir litre argan yağı elde ediliyor. Kullanım alanları farklı Argan yağı yalnızca kozmetikte değil, yemeklerde de kullanılan bir yağ. 2005 yılında yapılmış bir araştırmaya göre, argan yağı hayvansal yağlara oranla çok daha hafif bir yağ. Yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, bu yağı tüketenlerde düşük kolesterol seviyelerine rastlandı. Ancak pahalı olması sebebiyle bu yağın sadece gurmeler için kullanılıyor olması pek şaşırtıcı değil.  

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

İHA’lar da bitki koruma mesaisine başlıyor

İHA’lar da bitki koruma mesaisine başlıyor

Zirai mücadelede kullanılan araçlara ilişkin yeni yönetmelik taslağı, insansız hava araçları ve drone’ların bitki koruma uygulamalarında kullanımını düzenliyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.

tarlasera Ocak sayısı çıktı!

tarlasera Ocak sayısı çıktı!

Yeni yılın ilk sayısını okurlarıyla buluşturan Aylık Tarım ve Kültür Dergisi tarlasera, bu ayki Kapak Konusu sayfalarında tüm yönleriyle toprak analizini inceliyor.