tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

8.1.2019

İyi ki şekerpancarı var!

İyi ki şekerpancarı var!

Geçtiğimiz yılın verilerine göre Türkiye buğday, pirinç, mısır, soya ve diğer hububatlarda kendi ihtiyacını karşılayamıyor. Üretimin tüketim düzeyini yakaladığı tek ürün ise şekerpancarı.

Ekonomide zorlu bir yıl geride kalırken 2018 yılı boyunca tarım da hem ekonominin genel seyri hem de kendi iç dinamiklerinin yarattığı sorunlarla boğuştu. Bitkisel üretimin lokomotifi olan buğdayda düşen üretim, soğan ve patateste yaşanan fiyat krizi ve şeker fabrikalarının özelleştirilme süreci en çok konuşulan konular oldu.

Tüm bu tartışmaların odağında hep tarla bitkilerinin olması dikkat çekici. Coğrafya ve tarım geleneği itibariyle hububat üretimiyle özdeş ülkelerden biri olarak Türkiye’de sorunların en yoğun şekilde bu alanda yaşanması üretimin geleceğine dair umutları kıran cinsten.

Ticaret dengesi eksi düzeyde

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) istatistikleri Türkiye’nin hububat ve yağlık bitkilerde olması gereken konuma nasıl uzak düştüğünü gözler önüne seriyor. 2018 verilerine göre Türkiye yağlık tohumların yanı sıra buğday, mısır, pirinç, soya ve diğer hububatlarda ihtiyacından daha azını kendisi üretiyor. İthalatın ihracattan daha fazla bu ürünlerin tümünde ticaret dengesi eksi düzeyde.

En çok üretilen ve tüketilen tarla bitkisi olarak buğdayda 22 milyonu bulan üretim 23,3 milyon ton olan tüketimin gerisinde kalırken, yaklaşık 4,1 milyon tonluk ihracata karşılık 5 milyon tonluk ithalat yapılıyor. 6,3 milyon ton üretime karşılık 8 milyon ton tüketimi olan mısırda da bu fark 1,7 milyon ton oranında bir ithalatla karşılanıyor.

iyi-ki-sekerpancari-var1.jpg

En büyük açık yağlı tohumlar ve soyada

Üretim-tüketimdeki açığın en büyük sorunu yarattığı alan ise uzun yıllardır olduğu gibi yine yağlık kaynağı tarla bitkileri. Toplam üretimin 2 milyon düzeyinde olduğu yağlı tohumlarda bu oran ülke içi tüketimin 800 bin ton gerisinde kalıyor. Dış ticaret dengesi eksi 2,6 milyon ton olan soya ise Türkiye’nin tarım ve gıda sektöründe başat bir rolü olmasa da rakamların en dramatik düzeyde olduğu ürün olarak dikkat çekiyor.

Şekerpancarından “kendine yeterlilik” dersi

Türkiye tarımının kurumsallaşmayı ve planlı üretimi en doğru şekilde gerçekleştirebildiği ürün olan şekerpancarı ise adeta bu olumsuz tabloyu tek başına kurtarmayı başarıyor. Özelleştirme sürecinin yarattığı çalkantılara karşın yaklaşık 17 milyon ton hasat ile üretime katkı sunan şekerpancarı, Türkiye’nin şeker üretiminde kendine yeterliliğini sağlamış durumda. 2 milyon 471 bin tonluk tüketime karşılık 2 milyon 479 bin ton üretim yapılan şeker endüstrisinde ithalat ve ihracat ise sembolik düzeyde.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Sulama yapan üreticilerin Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ödediği hizmet bedelinde sistem değişiyor. Buna göre harcanan su arttıkça yapılan ödeme de katlanarak artacak.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.