tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

31.8.2018

Bu meyve Karadeniz kıyılarını maviye boyuyor

Bu meyve Karadeniz kıyılarını maviye boyuyor

Dünya tarımında 100 yıllık bir geçmişe sahip maviyemiş Türkiye’de henüz yeni yeni tanınsa da, yüksek pazar payıyla üreticiler için önemli bir alternatif sunuyor.

Yüzyıllar boyunca kendisini doğadan toplayanların yakından bildiği maviyemiş, bundan yalnızca 100 yıl önce kültüre alınarak ticari üretime konu olmaya başladı. ABD başta olmak üzere farklı ılıman coğrafyalarda lezzetiyle tüketicilere kendini beğendiren maviyemiş artık Türkiye’de de üreticilerin radarına girmiş durumda. İklim ve toprak istekleri Karadeniz bölgesinin şartlarıyla denk düşen bu sevimli meyve, üreticisine sağladığı kazanç ile bölgede adını duyuruyor.

Üretimi Artvin’den İstanbul’a kadar ulaştı

2000’li yılların başına kadar Türkiye’de bulunmayan meyvenin dikimi zaman içinde yaygınlaştı. 2012’ye gelindiğinde kurulan maviyemiş bahçelerinin büyüklüğü bin 500 dekara ulaştı. Bahçeler, iklim ve toprak özellikleri nedeniyle ağırlıklı olarak Artvin’den Ordu’ya kadar Doğu Karadeniz’de nüfusunu arttırdı. Türkiye’de en çok kültürü yapılan tür olan yüksek boylu maviyemişin (blueberry-vac-cinium corymbosum) üretimi geçtiğimiz yıllar içinde İstanbul’a kadar ulaştı.

Fındığa alternatif oldu

Maviyemişin potansiyelini fark eden ve bu yolda yürümeye karar verenlerden biri de eski bir fındık üretici olan Turgut Likos. Trabzon’un Yomra ilçesinde bundan 3 yıl önce maviyemiş dikimine başlayan Likos, bu yıl devlet desteği de alarak 5 dekarlık arazisindeki fide sayısını bin 600’e kadar çıkarmış. Fındığa alternatif ürün arayışına girdikten sonra, üretim süreci ve ekonomik getirisini değerlendirdiği maviyemişte karar kılmış.

bu-meyve-karadeniz-kiyilarini-maviye-boyuyor.jpg

Güneş yanıklığına ve yabancı ota dikkat

Maviyemiş yetiştiriciliğinin fındığa oranla daha zahmetsiz olduğunu söyleyen Likos, “Toplama, kurutma, serme, çuvallama, harmanlama gibi işlemlere gerek duymuyor. Sadece müşteriyi bulunca dalından toplanıp pazara sunulması yetiyor” diyor. Buna karşın yabancı ot kontrolüne dikkat etmek gerektiğini belirten Likos, “Sulamanın temmuz-eylül aylarında sulamaya ve güneş yanıklığı hastalığına karşı da dikkatli olmak lazım” diye ekliyor.

Kilogram başına 50-100 TL

“Üründe iyi kalibre yakalanırsa ve İyi Tarım sertifikası da alınarak kg başına 50-100 TL arasında farklı satış fiyatlarına ulaşılabiliyor” diyen Likos’a göre serbest piyasa olması nedeniyle sabit bir ücret olmaması da ürünün ekonomik getirisini arttırıyor. Ürünün pazarlamasını kendi imkanlarıyla yapan Likos, bölgedeki turizm ve gıda firmalarının satış anlamında üreticilere seçenek sunduğunu söylüyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Yeni pestisit yasakları ne getirecek?

Yeni pestisit yasakları ne getirecek?

AB’de alınan yasak kararına karşın tartışılmaya devam eden neonikotinoidler Türkiye'nin gündemine hızlı girdi. Peki bundan sonra ne olacak?

Türkiye’nin kadim kestane ağaçları

Türkiye’nin kadim kestane ağaçları

Kestane yeryüzünün en uzun ömürlü bitkilerinden. Türkiye’de yüzyılları devirip de hala meyve vermeye devam ederek adeta zamanın yıkıcılığına direnen pek çok kestane ağacı bulunuyor.

Sebzede iki fırtına birleşirse…

Sebzede iki fırtına birleşirse…

Antalya’da yaşanan yağış ve hortum afetinin ardından zaten zirvede gezen sebze fiyatlarının daha da artması şaşırtıcı olmayacak.

Kenevirde yasalar değişiyor, peki ya üretim?

Kenevirde yasalar değişiyor, peki ya üretim?

Kenevir bitkisinin tıbbi ve endüstriyel değeri hem yurtdışında hem de Türkiye’de ezberleri bozuyor. Şimdi sıra teşvik ve üretimde.

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

Türkiye tarımının geleceğinin tartışıldığı tarlasera Şubat sayısının armağanı ise geçen yılın panoramasını sunan Almanak 2018.