tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

15.3.2012 14:01:38

GDO tartışmaları yem üreticilerini bıktırdı

*Dezenformasyon: Yanlış veya doğruluğu bulunmayan ve kasıtlı olarak yayılan bilgi (tr.wikipedia.org)

Medyada yer alan ve kamuoyunda karşılık bulan konularda pek çok tartışmanın dezenformayon içermesi olağan, belki de kaçınılmaz bir durum.

Ancak son bir kaç yıldır Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) konusunda kamuoyunda oluşan dezenformasyon, kavramın kendisine yepyeni bir anlam yükleyecek nitelikte. Öyle ki; genellikle taraflar arasındaki görüş ayrılıkları gibi nedenlerle oluşan bu bilgi ve yorum kirliliği, GDO konusunda bir ‘görüş birliği’ içinde büyüyor. Yeterli bilimsel referans olmadan ortaya atılan görüşler, konuyla ilgisiz ve yetkisiz kişileri dahi konunun aktörü durumuna getirerek total bir “anti-GDO” söylemine dönüşüyor.

Konuyu daha da bulandıran 2 çelişki de bulunuyor. Bunlardan ilki, GDO’lu besinlerin insan tüketimine açılmasıyla hayvan yemi olarak kullanılmasına yönelik farklı yaklaşımlar; bir diğeri ise Türkiye’de GDO’lu ürünlerinin üretiminin yasak, ancak ithalatının yasal olması.

Henüz sağlık ve beslenme açısından faydaları ya da zararları ispatlanmamış olan genetiği değiştirilmiş ürünler üzerine yapılan tartışmalar, Biyogüvenlik Kurulu’nun kısa bir süre önce hayvancılık sektöründen kimi temsilcilerin ithalat iznini istediği 9 mısır çeşidinin 6’sına olumsuz rapor vermesiyle yeni bir boyut kazandı. Kurul’un bazı çeşitlerin ülkeye girişine izin verirken bazılarını veto etmesi, ne GDO destekçilerini ne de GDO karşıtlarını memnun edebildi.

Tüm bu hararetli tartışmalara ise geçtiğimiz gün yeni bir açıklama eklendi. Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, GDO tartışmalarının bir yere varmaması sonucu hayvan yemi kullanımında mısırdan buğdaya döndüklerini açıkladı. “Artık bu tartışmalarla uğraşıp duracak halimiz yok” diyen Karakuş, buğdayın mısırdan daha pahalı olması nedeniyle, kendi ürünlerinde de aynı oranda fiyat artışına gittiklerini belirtiyor. Bütün dünyada hayvan yemi olarak mısır kullanıldığını söyleyen Karakuş, “İnsanlara ‘Zehir yemek ister misiniz?’ diye soruluyor. Üstelik bu soruya yanıt verseniz de tartışmaların sonu gelmiyor. Biz de artık zaman kaybetmemek adına, tüm dünyanın ekmek yaptığı buğdayı yem olarak kullanmaya başladık” diyor.

Yaşanan dezenformasyonun ve arapsaçına dönen yasal düzenlemelerin gıda sektörünün temsilcilerine ‘illallah’ dedirtmesi, GDO tartışmalarının bir an önce bilinç ve bilim düzeyine yükselmesinin gerekliliğini ortaya koyuyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

TMO’dan buğday, arpa ve mısır hamleleri

TMO’dan buğday, arpa ve mısır hamleleri

Hububat fiyatlarında dünya ölçeğinde yaşanan dalgalanmalar Türkiye’yi de alarm durumuna geçirdi. TMO’nun buğday, arpa ve mısır kararları piyasada istikrarı amaçlıyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Zeytinde yanlışlar ve doğrular

Zeytinde yanlışlar ve doğrular

Özenli bir bitki koruma ve gübreleme zeytinde sonucu tamamen değiştiriyor. tarlasera zeytinde sık yapılan hataları uzmanlara sordu.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.