tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

27.6.2014 07:00:48

Fosforun 90 yıllık ömrü kaldı

İnsanlığın doyurulması için tarımda kullanımı neredeyse mecbur olan, ancak bilinçsiz kullanılınca sağlığa zarar veren fosforun 90 yıllık ömrü kaldı. Yapılan araştırmaya göre; fosforlu yapay gübrelerin yapımında kullanılan fosforun her yıl dünyada 7 milyon tona yakın harcandığı belirtilerek, "Böyle giderse dünyada yararlanılabilecek fosforu gelecek 90 yıl içinde tüketmiş olacağız" açıklaması yapıldı. Toprağa katılan yapay gübrelerle gittikçe daha çok üretmek ve kullanmak ihtiyacı doğduğunu anlatan Bursa Uludağ Üniversitesi (UÜ), Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü Çevre Bilimleri anabilim dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Melike Yalılı Kılıç, bu maddelerin beraberinde ciddi sorunları da getirdiğini anlatıyor. Fosforlu yapay gübrelerin yapımında kullanılan fosforun her yıl dünyada 7 milyon tona yakın harcandığını bildiren Kılıç, “Böyle giderse dünyada yararlanılabilecek fosforu gelecek 90 yıl içinde tüketmiş olacağız. Fosfat gübrelerin kullanılmaması halinde ise yeryüzünde ancak çok az insanı doyurmak mümkün olacak. Çünkü fosfor toprak için gerekli bir besin elementi ve eksik olduğu zamanlarda dışarıdan yapay gübrelerle verilmesi gerekir. Ancak tarımda bunun kontrollü bir şekilde kullanımının sağlanması çok önemli” dedi. Kılıç, pestisit kullanımının başta böcekler gibi bazı hastalık etkeni organizmaların zamanla bu kimyasallara karşı dirençli hale getirdiğini anlatırken, “Bazı pestisitler biyo-ayrışmaya uğramayıp, çevrede dirençli olarak kalır. Pestisitler, zararlı ve hastalık etmeni organizmaların dışındaki diğer canlıları da etkiler” ifadesini kullandı. Toprağın pestisitlerle kirlenmesinin, pestisitlerin ortam koşullarına dirençlilik düzeylerine bağlı olduğunu bildiren Kılıç, ayrışmaya dirençli maddelerin toprakta birikerek zararlı dozlara ulaşan cıva, arsenik ve kurşun gibi bileşenlerin zamanla başka ortamlara taşındığına dikkat çekti. Pestisit kalıntılarının toprak için önemli rol oynayan solucan gibi toprak faunasının zarar görmesine neden olduğunu anlatan Kılıç, “Pestisit kalıntıları topraktan ürünlere ve buradan da insan ve hayvanlara beslenme zinciri içinde zararlı sonuçlara neden olur. Pestisitler yeraltı sularına ve buharlaşma ile atmosfere karışarak zararlı olur. Yeraltı ve yüzeysel suları etkiler” değerlendirmesinde bulundu. Sulara karışan pestisitlerden balıkların da olumsuz şekilde etkilendiğinin altını çizen Kılıç, şunları söyledi: “Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlendi. Durgun sulardaki minimal düzeydeki bir pestisitin bile, sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptandı. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olur.” Hasat ilaçlama aralığının fazla uzun tutulmadan belirlenmesi gerektiğini anlatan Kılıç, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: “Gıdaların işleme sürecinde pestisit azaltıcı uygulamalar yapılmalı. Her bir pestisit için LD 50 dozu bilinmeli, açıkça yazılmalı. İnsan ve çevresi için daha az toksik olan pestisitler tercih edilmeli. Aşırı doz ve gereksiz tekrarlı uygulamalardan kaçınmalı.”

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Fındık kutup ayıları ile aynı kaderi mi paylaşacak?

Fındık kutup ayıları ile aynı kaderi mi paylaşacak?

Araştırmacılar, küresel iklim değişikliğinin Türkiye’de fındık tarımını Batı Karadeniz’e ya da yüksek rakımlı bölgelere doğru kaymak zorunda bırakacağını söylüyor.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Susuz yaz bitti, susuz kış yaşanıyor

Susuz yaz bitti, susuz kış yaşanıyor

Düşük yağış oranları nedeniyle son 91 yılın en kurak dönemini yaşayan Trakya’da tarım arazilerindeki kayıplar ciddi boyuta ulaştı.

tarlasera Ocak sayısı çıktı!

tarlasera Ocak sayısı çıktı!

Yeni yılın ilk sayısını okurlarıyla buluşturan Aylık Tarım ve Kültür Dergisi tarlasera, bu ayki Kapak Konusu sayfalarında tüm yönleriyle toprak analizini inceliyor.