tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

24.4.2012 11:42:57

Petrol yerine 'armudun sapı, üzümün çöpü'

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, doğal kaynakların kullanımında yeni çözümler üretmeye devam ediyor. Bu doğal kaynaklar arasında tarımsal üretim ile enerji kaynakları ilk bakışta zıt kutuplar gibi görünse de, aslında birbirini besleyen kilit endüstriler olarak kader birliği içinde.

Özellikle son 20 yıldır yapılan çalışmalar, sanayiye “biyoyakıt” denilen yepyeni bir kavramı kazandırmış durumda. Bir enerji kaynağı olarak doğadaki nüfusunu giderek kaybetmekte olan petrolü ikame etmesi amacıyla ele alınan yağ zengini bitkisel maddeler, biyoyakıtların hammaddesini oluşturuyor. Biyoyakıt teknolojisinin 'yeni bir enerji kaynağı' olmasının yanında olumlu veya olumsuz değerlendirilen başka özellikleri de bulunuyor. Olumlu yaklaşımlar, bitkisel yakıtların petrolün aksine çevre için risk oluşturmamasına dikkat çekiyor. Olumsuz görüştekiler ise, besin kaynaklarının enerjiye dönüşmesini gıda güvenliğine karşı bir tehdit olarak görüyorlar.

Bu ikilemi bir noktada bağdaştırabilecek alternatifi ise bitkisel atıklar oluşturuyor. Bu yaklaşıma göre çeşitli tahıl kabukları, buğday samanı, üzüm posası gibi gıda kısmı tüketilmiş bitkilerin atıkları, ya da kenevir gibi çoğu coğrafyada tüketimine izin verilmeyen bitkiler potansiyel enerji kaynaklarını oluşturuyor.

Samsun’da kurulan Enerji Tarımı Araştırma Merkezi, Türkiye’nin yıllık 1,5 milyon ton olarak hesaplanan tarımsal atıklarından yakıt üretilmesi için biyoyakıt firmalarına yol haritası çizmeyi planlıyor. 2013 yılından itibaren benzinin yüzde 2, mazotun ise yüzde 1 oranında biyoyakıt içermesi yönündeki Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun kararını dikkate alan Merkez; şeker, nişasta ve selüloz içeren atıkların biyoyakıta dönüştürülerek enerji tasarrufu sağlanmasını hedefliyor.

Bitkisel yağlar, bugün itibariyle dünya çapında petrole kıyasla enerji kaynaklarının küçük bir dilimini oluşturuyor. Atık niteliğindeki kaynaklar ise “enerji tarımı”nın kapsadığı bu küçük alanı ne kadar doldurabilecek veya daha da genişletebilecek mi; bu soruların cevapları henüz net değil. Ancak enerji ihtiyacının gıda güvenliği ve çevre sorunlarıyla iç içe geçtiği bir dünyada bütün alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiği tartışma götürmüyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

TMO’dan buğday, arpa ve mısır hamleleri

TMO’dan buğday, arpa ve mısır hamleleri

Hububat fiyatlarında dünya ölçeğinde yaşanan dalgalanmalar Türkiye’yi de alarm durumuna geçirdi. TMO’nun buğday, arpa ve mısır kararları piyasada istikrarı amaçlıyor.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Tarımda yeni ufukları su mercimeği açacak

Bitki bilimi insanlığı yakın geleceğe hazırlamak için daha sürdürülebilir gıdalar geliştirmenin peşinde. Araştırmacıların bu açıdan rol model olarak önerdikleri bitki ise hem tanıdık hem yepyeni bir isim!

Zeytinde yanlışlar ve doğrular

Zeytinde yanlışlar ve doğrular

Özenli bir bitki koruma ve gübreleme zeytinde sonucu tamamen değiştiriyor. tarlasera zeytinde sık yapılan hataları uzmanlara sordu.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.