tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

19.2.2020

Altın Pirinç sonunda özgür!

Altın Pirinç sonunda özgür!

Doğu Asya’da A vitamini eksikliğine karşı geliştirilen Altın Pirinç, uzun yıllar süren tartışmaların ardından ilk kez Filipinler’de yetiştirilmeye başlayacak.

Genetiği değiştirilmiş (GD) ürünler bilim sahnesine ilk çıktıkları dönemden bugüne en hararetli tartışmaların odağında. İnsan ya da çevreye zararlı olduklarını kanıtlayan bir bilimsel çalışma henüz olmasa da, kamuoyu ve kimi sivil toplum kuruluşları için GDO’lar deyim yerindeyse hala bir “tabu” olarak kalmış durumda.

Buna karşın dünya genelinde mısır ve soya başta olmak üzere kimi tarla bitkilerinde GD çeşitlerin ekimi giderek yaygınlaşıyor. Öte yandan CRISPR gibi klasik transgenetik üretim metotlarını da aşan yeni teknikler de gelişiyor. Ancak GDO’ların kısa tarihinde belki de en ilginç öykü, yaklaşık 20 yıl önce geliştirilen “Altın Pirinç”e ait.

300 milyon kişiyi ilgilendiriyor

Altın Pirinç, İsviçreli bitki bilimcisi Ingo Potrykus’un öncülüğünde uzun yıllar süren çalışmalar sonucu 1990’lı yılların ortasında geliştirildi. Altın Pirinç’i diğer pirinçlerden farklı kılan şey ise normal bir çeltik bitkisinden farklı olarak A vitamini içermesi. Peki A vitaminli bir pirince neden ihtiyaç olsun ki?

altin-pirinc-sonunda-ozgur2.jpg

Bu ihtiyaç, temel tahıl ürünü çeltik olan ve beslenme alışkanlıkları pirinç üzerine kurulu Doğu Asya toplumlarında sıkça görülen A vitamini eksikliğinden kaynaklanıyor. Yaklaşık 300 milyon bireyin risk altında olduğu A vitamini eksikliği körlük dahil pek çok hastalığa neden oluşturuyor. İşte Altın Pirinç tam da bu soruna çözüm olması için üretilmişti.

Neden bu kadar gecikti?

Ancak ticari olmayan ve tamamen insani amaçla geliştirilen Altın Pirinç, daha işin başından itibaren tüm diğer GD ürünlerle aynı tepkiyi gördü ve başta Greenpeace olmak üzere çevreci kuruluşlar tarafından davalara konu edildi. Altın Pirinç’in mucidi Potrykus’un Time dergisinin kapağına çıktığı 2000 yılından bu yana ürün bir türlü kendini kabul ettiremedi. tarlasera da 2012 yılında Potrykus ile yaptığı röportajda Altın Pirinç’in öyküsünü ilk elden dinlemiş ve okurlarına aktarmıştı.

İki ülkede üretim başlıyor

Ancak 2020 yılı itibariyle Altın Pirinç en sonunda tarım alanlarıyla ve tüketicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Filipinler Tarım Bakanlığı Bitki Endüstrisi Bürosu, Altın Pirinç’in güvenle tüketilebileceği yönündeki kararını geçtiğimiz günlerde açıkladı. Böylece Filipinler ürünün ekimine izin veren ilk ülke oldu. A vitamini eksikliğinin en yoğun görüldüğü ülkelerden bir diğeri olan Bangladeş de önümüzdeki günlerde benzer bir karar almaya hazırlanıyor.

Araziler tahrip edilmişti

2013 yılında Filipinler’de Altın Pirinç’in deneme ekimlerinin yapıldığı araziler GDO karşıtları tarafından tahrip edilmişti. A vitamini eksikliğinin başta çocuk nüfusu olmak üzere ciddi boyutlara ulaşmasıyla birlikte son birkaç yılda hukuki süreçler de hızlandı ve ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda da ürünün güvenli olduğuna dair yasal düzenlemeleri gerçekleştirdi.

altin-pirinc-sonunda-ozgur1.jpg

Yalnızca kamu yararı için kullanılacak

Kararın ardından Altın Pirinç İnsani Heyeti Sekreteri Adrian Dubock, “Altın Pirinç’in 20 yıl sonra laboratuardan tarım arazilerine ineceğini öğrenmek büyük mutluluk verici” yorumunu yaptı. Halihazırda üretimi yapılan tüm diğer GDO’lar gibi Altın Pirinç’in de güvenirliğinin bilimsel olarak kanıtlanmış olduğunu hatırlatan Dubock, “Altın Pirinç yalnızca kamu yararına yönelik ve kâr amaçlı olmayan ıslah programları için kullanılacak ve üreticilere asla diğer geleneksel pirinç çeşitlerinden daha pahalıya mal olmayacak” diyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Çayda kota krizinin özünde gelecek kaygısı var

Çayda kota krizinin özünde gelecek kaygısı var

Çay üreticileri dekara 600 kg olarak belirlenen alım kotasına tepkili. Ancak endişelerin kaynağı yalnızca bu sezona özgü koşullar değil.

tarlasera Haziran sayısı okurlarıyla buluştu!

tarlasera Haziran sayısı okurlarıyla buluştu!

Bu ay Covid-19 salgının tarımda yarattığı tahribatı tüm yönleriyle ele alan tarlasera’nın Haziran sayısı yine dopdolu.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Akdeniz'in gizli hazinesi gölevez

Akdeniz'in gizli hazinesi gölevez

Afrika ve dünyanın tropik bölgelerinde yaygın biçimde tüketilen gölevez Türkiye’nin güney kesimlerinde ekim alanlarını genişletmeye başladı.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.