tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

17.11.2019

Muz yaprakları yedinci kıtaya karşı!

Muz yaprakları yedinci kıtaya karşı!

Hindistan’da bir teknoloji şirketi, muz yapraklarından geliştirdiği ürünlerle plastik ve kağıt malzemelere alternatif yaratmayı başardı.

Çevre ve insan sağlığını tehdit eden plastik atıklar artık dünyanın geleceğini tehdit eden boyuta ulaştı. Büyük Okyanus’ta bir ada ülkesi oluşturacak genişliğe ulaşan ve “yedinci kıta” olarak anılmaya başlayan yüzer atıklar bunun en canlı kanıtını oluşturuyor. Plastik kullanımını ve zararlı atıkları azaltmak için en önemli alternatifleri ise bitkisel kaynaklı malzemeler oluşturuyor.

Hindistan merkezli Tenith Innovation isimli şirket, plastik ambalajlara karşı alternatifi bitkisel ürünlerde arayan kuruluşlardan bir tanesi. Şirketin geliştirdiği “Muz Yaprağı Teknolojisi” ile gündelik yaşamda kullanılan pek çok ürünü geri dönüştürülemez malzemeler yerine muz yapraklarının yardımıyla üretiyor.

Üç yıl boyunca kullanılabiliyor

Muz bitkisinin yaprakları normal şartlarda yalnızca birkaç gün içinde çözünen dayanıksız bir malzeme olarak biliniyor. Bu da onun plastik ve kağıda bir alternatif olarak ele alınmasını uzun yıllar engelledi. Muz Yaprağı Teknolojisi’nin mimarı Tenith Adithyaa ise geliştirdiği teknikle yaprakların dayanım süresini 3 yıla kadar uzatmayı başardı.

muz-yapraklari-yedinci-kitaya-karsi2.jpg

Sağlıklı, pratik ve çözünebilir

Tamamen doğal koruyucular vasıtasıyla yaprakların fiziksel özelliklerini geliştirmeye dayanan bu tekniğin alt edemediği tek bir mesele var. O da yaprakların 1 yıl içinde rengini kaybetmesi. Ancak muz yaprağından üretilmiş bardak, tepsi, zarf ve bunun gibi daha birçok malzemeyi, doğayı koruduğunun bilinciyle kullandıktan sonra bu küçük ayrıntı elbette ki önemsizleşiyor!

Muz yapraklarının hücre yapısını güçlendirerek hücrelere zarar veren patojenik ajanlardan koruduklarını belirten Adithyaa, bu sayede ürettikleri gündelik malzemelerin biyolojik olarak çözünebilen, sağlıklı, çevre dostu ve pratik ürünler olduğunu söylüyor.

Atıklarla mücadele herkesin görevi

Ürettikleri ürünlerin Uluslararası Bitki Koruma Konvansiyonu’na (IPPC) uyumlu olduğunun altını çizen Adithyaa, “Dünyadaki plastik ve kağıt tüketimini henüz azaltamıyoruz, ancak bu gibi girişimlerle birlikte tek kullanımlık ürünler ve atıklarla mücadele edebiliyoruz. Gezegenimizi yaşayan tüm canlılar için daha iyi bir yer haline getirmek dünyadaki tüm şirketlerin paylaşması gereken bir vizyon” diye konuşuyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Üretici su kullanırken artık iki değil üç kez düşünecek!

Sulama yapan üreticilerin Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ödediği hizmet bedelinde sistem değişiyor. Buna göre harcanan su arttıkça yapılan ödeme de katlanarak artacak.

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tanımadığınız bitkiyi telefonunuza sorun!

Tarım arazinizde ya da doğa yürüyüşlerinde rastladığınız yabani bir bitkiyi görür görmez tanımak ister miydiniz? PlantNet isimli akıllı telefon uygulaması bu zorlu görevi yerine getirmeye aday.

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Kadınlar tarımda da duvarları yıkıyor

Hindistan’da özelleştirme ve desteklerin kaldırılmasını öngören yeni tarım yasasına karşı eylemlerde beşinci aya girildi. Tarımsal üretim ve işgücünde önemli paya sahip kadınların mücadeleye verdiği katkı ise büyük anlam taşıyor.

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Bu koyu rengin bir anlamı var!

Antioksidan özelikleriyle bilim insanlarının dikkatini çeken aronya, siyaha çalan kopkoyu mor rengini de bu yönüne borçlu. Meyve kısa bir süre önce adapte olduğu Türkiye topraklarında da üretimini hızla arttırıyor.

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Tarlaların gizemi ekin çemberlerinin öyküsü

Yıllar önce bir “şaka” ile başlayan, ardından bir gizem bulutuna dönüşen ekin daireleri, bugün ise sanatçıları, üreticileri, girişimcileri ve tarıma ya da görsel sanatlara meraklı pek çok insanı bir araya getiren bir kültür öğesi olarak arazileri süslemeye devam ediyor.