tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

14.12.2015

Uçak krizi üretici çocuklarının dilinde!

Uçak krizi üretici çocuklarının dilinde!

Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından ihracatın kesilmesi üreticiye pahalıya patladı. Gündemden en çok narenciye ve örtü altı sebze üreticileri ve aileleri etkilendi.

Rusya’nın Türkiye ile yaşadığı uçak krizi sonrasında gıda ithalatı konusunda aldığı kararlar Türkiye’nin tarım sektörüne pahalıya patladı. Başta sebze-meyve ürünleri olmak üzere pek çok ürün sınırdan bekletiliyor, önemli bir kısmı ise Türkiye’ye geri gönderildi. Rusya 1 Ocak’tan itibaren Türkiye’den domates, hıyar, portakal, mandalina, nektarin, elma, armut, kayısı, şeftali, erik, üzüm, çilek, kuru soğan, renkli lahana, brokoli ve karanfil gibi ürünlerin ihracatını tamamen kesecek. Rusya pazarına yönelik üretim ve ihracat yapanlar son durumdan dolayı endişeli. Kriz en çok Akdeniz bölgesinde hissediliyor.

Seradaki ürün 1 ay bekleyemez

24 Kasım günü başlayan uçak krizini Rusya’nın yaptırımları izledi. İlk etapta Rusya sınırında bekletilen ve Türkiye’ye geri gönderilen ürünler iç pazara yönlendirildi. Bunu sebze-meyve fiyatlarındaki dramatik düşüş takip etti. 1 Aralık’ta Rusya Başbakanı Medvedev’in 2016’dan itibaren Türkiye’den ihracatın büyük ölçüde yasaklanmasını onaylamasının ardından yeni pazar arayışları başladı. Ancak sektöre şu an için umutsuzluk hakim.

Antalya-Serik’te ihracata yönelik olarak dolma biber üretimi yapan Nihat Yıldırım, “Şu anda ürünü iç pazarda eritmeye çalışıyoruz. Çok düşük fiyata gidiyor. Normalde 3-3,3 TL olan biber fiyatları son olaylardan sonra 1,3-1,5 TL civarına düştü” diyor.

Yıldırım, “Rusya dışında gerçekçi bir pazar alternatifi yok. İhracat bıçak gibi kesilmiş durumda. Önceden Rusya tek pazarımız değil derdik, ama uçak krizinden sonra bunun böyle olduğunu bariz şekilde gördük. Gördüğümüz kadarıyla bir uzlaşı durumu da yok. Uzlaşı olsa da, başka pazar bulunsa da bunun ne zaman olacağı önemli. Seradaki ürün 1 ay beklemez. Artık eldeki ve seradaki ürünün yüksek fiyata satılma ihtimali kalmadı” diye konuşuyor.

Çocukların bile dilinde Rusya var!

Antalya’da 32 dönüm sera alanında domates üreten Sercan Cerit de Rusya pazarına yönelik üretim yapanlardan biri. Aynı zamanda komisyonculuk ile uğraşan Cerit, “Antalya’da şu anda üreticiler yoğun bir stres altında. Çocukların dilinde bile bu Rusya konusu var. Türkiye’deki her sektörü etkileyecek bu yanlış dış politika” yorumunu yapıyor.

Cerit, “Bizim için domateste henüz sezonun başlamasına daha zaman var. Ama kötü olan; ihracatçılar Rusya’dan yaralı dönecek. 1,7 TL olan salatalık şu anda 30 kuruş. İç pazar bu kadar ürünü kaldırmaz. Ben ancak 2-3 büyük ihracatçı firmanın ayakta kalabileceğini düşünüyorum” diyor.

Narenciye yarı fiyatına gidecek

Kriz sebze ile beraber narenciye pazarını da etkiledi. Şu ana kadar 35 bin ton narenciye Rusya kapısından geri dönmüş durumda. Adana-Yüreğir’de 500 dönümde narenciye üretimi yapan Selim Önen, iç pazarda ürünü yarı fiyatına vereceklerini söylüyor.

“Bir an önce ürünü elimizden çıkarma düşüncesindeyiz. Maksat ağacın üzerinde kalmasın. Çünkü kalırsa bu gelecek senenin meyvesini de etkiler” diyen Önen, krizin narenciye sektörünü gerileteceği yorumunu yapıyor: “Arap ülkeleriyle zaten aramız iyi değil. Avrupa’daki pazar payımız küçük. İç pazarda da kişi başına tüketim miktarı düşük. Bu durumda biz nereye satacağız?” diye konuşuyor.

Limon ihracatı devam ediyor

Olumsuz tabloya karşın Rusya’nın yasak kapsamına almadığı ürünler de var. Fındık ve limon bunların başında geliyor. “Devlet burada ‘limonu da satmıyoruz’ diyerek rest çekebilirdi” diyen Önen, “Narenciye sektörünün 700 milyon dolarlık bir ihraç ürünü kaldı içeride. Devlet bu zararı belli oranda karşılayıp ürünün iç piyasada dağıtılmasını sağlamalıydı” şeklinde yorum yapıyor.

Krizin etkileri uzun süreli olacak

Türkiye’nin tarımsal ihracat pazarında yüzde 30’luk bir dilimi kapsayan Rusya ile ilişkiler yakın zamanda eski haline döneceğe benzemiyor. Siyasi veya kalıntı sorunu gibi tarım içi nedenlerden dolayı Rusya-Türkiye tarımsal ticareti geçmişten bu yana hep hassas dengeler üzerinde duruyor. Bu deneyimler, oluşan yeni krizin etkilerinin de derin ve uzun süreli olacağı anlamına geliyor.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.