tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

14.11.2015

Yeşilin mikro hali

Farklı üretim teknikleriyle bitkilerin yeni yeni çeşitlere bürünmesi bu çağda artık alışıldık bir durum. Bu yeni çeşitler bazen renk, bazen biçim, bazen de boyut farkıyla orijinal türlerinden ayrılıyor. Her zaman yenilen ıspanak, roka, brokoli gibi bitkilerin daha tam gelişmeden toplanmasıyla elde edilen mikroyeşillikler de olgun versiyonlarına taş çıkartacak cinsten. Uçsuz bucaksız bitkiler dünyasının sunduğu sebze ve meyveler kendi içlerinde bile binlerce türe ayrılıyor. Bu türler dünyanın birçok mutfağında farklı şekillerde kendilerine yer buluyor. İşte son zamanlarda popüler olmaya başlayan mikroyeşillikler de 1980’lerde Kaliforniya’daki şeflerin kendi mutfaklarında yemekleri süslemek için kullanmasıyla ortaya çıkan enteresan bir malzeme. Çünkü mikroyeşillik aslında büyük yapraklarını, kök veya meyvelerini yediğimiz birçok bitki türünün en körpe hallerine deniyor. Daha çok küçük olmalarına rağmen erişkin bitkinin başta lezzet ve vitamin olmak üzere, tüm özelliklerini süper-konsantre halde içlerinde barındırıyor. Birçok farklı sebzeden elde edilebilen mikroyeşillikler güçlü besin içeriği ve aromasıyla hem şeflerin hem de sağlıklı beslenmek isteyenlerin sıkça kullandığı bitkiler arasında. Özelliklerine göre ayrılıyor Mikroyeşillikler üç ana bölümden oluşuyor: merkezi bir sap, tohumdan çıkan ilk yaprak ya da yapraklar ve çok genç ilk yapraklar. Boyutları bitkinin çeşidine göre değişse de, tipik olarak 2,5-4 santimetre arasındayken hasat edilerek kullanılıyor. Filizlenmeyle bebek formu arasındaki bu sebzeler roka, ıspanak, tere, kırmızı lahana, turp, brokoli, limon otu, soğan, kişniş ve pancar gibi birçok bitki türünden yetiştirilebiliyor. Hatta yaklaşık 90 bitki türünün mikroyeşillik olarak kullanıldığı söyleniyor. Her bitki mikroyeşillik olarak üretilemeyeceği gibi, bu türlerin seçilmesinin sebepleri ise renk, yapı ve aroma bakımından değerli olmaları. Çünkü mikroyeşillikler genellikle ‘tatlı,’ ‘renkli’ ya da ‘baharatlı’ gibi özelliklerine göre sınıflandırılarak satılıyor. Sofraların sağlıklı ve mini yeşilliklerini mercek altına alan haberin tamamı tarlasera Kasım sayısında.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.