tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

12.2.2016

Glifosat dünyanın en yaygın pestisiti

Glifosat en yaygın pestisit

Dünyada en yaygın kullanılan pestisitin glifosat olduğu belirlendi. Yabancı ot mücadelesinde kullanılan glifosat, aynı zamanda kimyasal mücadele tarihindeki en popüler ürün oldu.

Glifosat, dünya genelinde bitki koruma mücadelesinde en çok kullanılan ürün olarak birinci sırada geliyor. Son 20 yılda yaklaşık 15 katına çıkan glifosat kullanımı, yabani ot mücadelesi ile verime önemli katkılar sunarken, çevre ve insan sağlığıyla ilgili tartışmaları da beraberinde getiriyor.

160’ın üzerinde ülkede kullanılıyor

Enviromental Sciences Europe’un yayınladığı araştırmaya göre bugüne kadar dünya çapında tarım arazilerinde 8,6 milyar kg glifosat kullanıldı. Türkiye de dahil olmak üzere 160’tan fazla ülkede faydalanılan ürünün 2015 yılı tüketim miktarı 725 bin ton oldu.

Glifosat özellikle soya, mısır, pamuk, kanola gibi tarla bitkilerinin besinine ortak olan ve verimi olumsuz etkileyen yabani otlara karşı her kıtada yaygın olarak kullanılıyor. Hektar başına 0,53 kg ortalamasıyla ABD glifosat kullanımında başı çekiyor.

Kanserojen mi değil mi?

Ancak glifosatın yaygınlaşmasıyla paralel olarak çevre ve insan sağlığına etkileri üzerine tartışmalar da büyüyor. Son olarak 2015 Mart’ında Birleşmiş Milletler Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) glifosatı “insanlar için kanserojen olma ihtimali bulunan” bir kimyasal olarak tanımladı. “İhtimal” tanımının kanserojen olduğu anlamına gelmediğini dile getiren glifosat üreticisi firmalar ise, ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) gibi kuruluşların “güvenli” yönündeki değerlendirmelerini öne sürüyor.

Türkiye’de glifosat

Süregelen tartışmalar üzerine Türkiye’de ise geçtiğimiz yıl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı “Dünyada yasaklanan aktif maddeler ülkemizde de anında yasaklanmaktadır. Halen glifosat ile ilgili Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ülkelerde alınmış bir yasaklama kararı bulunmamaktadır” açıklamasını yapmıştı.

İlk olarak 1950’de sentezlendi

İlk olarak 1950 yılında İsviçreli kimyager Henry Martin’in sentezlediği glifosat, Martin’in bünyesinde olduğu ilaç firması Cilag tarafından hiçbir zaman piyasaya sürülmedi. 20 yıl sonra bu çalışmadan bağımsız olarak kimyager John E. Franz, ABD’li tohum ve bitki koruma firması Monsanto için 1970 yılında bitki koruma amaçlı olarak glifosatı geliştirdi.

GD ürünler dönüm noktası oldu

Ticari olarak kullanımına 1974 yılında başlanan herbisit, uzun yıllar yaygın bir kullanım alanına sahip olamadı. Bunun nedeni; ayırt etmeksizin yabani otlarla birlikte asıl ürüne de zarar vermesiydi. Biyogenetik çalışmalar sonucunda glifosat toleransı olan genetiği değiştirilmiş (GD) tarım ürünlerinin geliştirilmesi ise glifosat için dönüm noktası oldu.

Son 20 yılda hızla arttı

Glifosattan etkilenmeyen GD pamuk, mısır ve soya gibi ürünlerin ortaya çıktığı 90’lı yılların ortasından itibaren ürünün kullanımı da hızla artmaya başladı. ABD’li tarım ekonomisti Charles Benbrook’un raporuna göre 70’lı yıllardan bugüne kadar tarım arazilerinde kullanılan glifosatın 4’te 3’ü son 10 yılda uygulandı.


Yorumlar
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Islahçının dostu tarım robotları!

Islahçının dostu tarım robotları!

Tarımsal robotlar artık yalnızca üreticilerin değil ıslahçıların da çalışma arkadaşı olmaya başladı. Binlerce bitkiyi her yönüyle izleyen robotlar topladıkları verileri araştırmacıların hizmetine sunuyor.

Üzüm bağları çatıya taşındı

Üzüm bağları çatıya taşındı

Burası New York-Brooklyn’de yüksek bir binanın çatı katı. Bin 400 metrekarelik bu çatıyı özel kılan şey ise dünyada ticari şaraplık üzüm üretimi yapılan ilk çatı arazisi olması.

tarlasera Ekim sayısı çıktı!

tarlasera Ekim sayısı çıktı!

Dünyada ve Türkiye’deki tarımsal destek modellerini masaya yatıran tarlasera bu okurlarının karşısına Dijital Tarım ekiyle birlikte çıkıyor.

Atakum’dan Silivri’ye, ilk ders zili neyi anlatıyor?

Atakum’dan Silivri’ye, ilk ders zili neyi anlatıyor?

Tarım liseleri eğitim sisteminin sorunlarını ağır şekilde yaşarken, öğrenci ve veliler için çekim merkezi olamamaktan mustarip.

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

İspanya’da araştırmacılar çeri domates üretiminde kullanılan suyu yarı yarıya azaltılarak besin değerlerinin arttırılabileceğini kanıtladı.