tarlasera
tarlasera dükkan
Kapat

5.2.2015 16:53:28

Pamuk alanları azalıyor ama üretimi artıyor

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Semih Karademir, pamuk ekim alanın son 20 yılda yüzde 25 azaldığını ancak buna rağmen, tarımdaki ıslah çalışmaları ve teknolojik gelişmeler sayesinde üretimde artış olduğunu söylüyor.
Pamuk, tekstil ve konfeksiyon sektörünün ana girdisi ve Çukurova'da 'beyaz altın' olarak nitelendiriliyor. Oda Başkanı Semih Karademir Türkiye'nin pamukta son yıllarda dünya pazarında önemli ithalatçılar arasında yer aldığını belirtiyor ve şunları ekliyor: "Kütlü pamuk üretimi yüzde 49, kütlü pamuk verimi ise yüzde 98 oranında arttı. Pamuk lifi üretimi yüzde 57, verimi ise yüzde 109 oranında artış gösterdi. Üretimdeki bu gelişme Türkiye'nin aslında pamuk üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve mevcut pamuk ekim alanları korunabilir, hatta artırabilirse dünya pamuk üretiminde yüzde 3 civarlarında olan payını daha yukarılara çekebileceğini gösteriyor." Fiyatların düşme eğilimi sektörü etkiliyor Türkiye'nin önemli bir pamuk ithalatçısı konumuna gelmesinde dünya fiyatlarındaki düşüşün önemli bir etken olduğunu belirten Karademir, şöyle devam ediyor: “Gelişmiş ülkelerin ve özellikle ABD'nin pamukta uyguladığı iç destek ve ihracat destekleri, dünya pamuk fiyatlarının olması gerekenin altında seyretmesine neden olmakta. ABD dünya pamuk fiyatlarında ortaya çıkan düşüş eğilimlerinde üreticilerinin olumsuz etkilenmesini engellemek için çeşitli destekleme politikaları izlerken, Türkiye'de tarımda desteklemelerin reel olarak azaltılmasına yönelik uygulamalar mevcut. AB ülkeleri özellikle ithalatını sınırlı tutmak, Türkiye pazarına pamuk satabilmek ve ABD ile rekabet edebilmek için yüksek destekler veriyor.” Pamuk üreticisi zararda Karademir’e göre, Türkiye'de pamuk üreticisinin eline geçen fiyatlarla, girdi fiyatları arasındaki makasın giderek açılması üretimi daha da zorlu hale getiriyor. Karademir’in detaylı değerlendirmesine göre; 2005 yılında 1 kilo kütlü pamuğun fiyatı 72 kuruş, 1 litre mazot ise 1.95 TL'ye satılıyordu. 2013 yılında ise 1 kilo kütlü pamuğun fiyatı 1.35 TL, 1 litre mazotun fiyatı 4.26 TL olarak gerçekleşti. Yani pamuk çiftçisi eline geçen 1 kilo pamuk fiyatı ile 2005 yılında 0.37 litre mazot alabiliyorken, 2013 yılında 0.32 litre mazot alabildi… “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü'nün 2014 yılında yayınladığı 'Çukurova Bölgesinde Başlıca Tarla Ürünlerinin Üretim Maliyeti ve Pazarlama Yapısı' başlıklı çalışmaya göre de pamuğa herhangi bir destekleme olmaksızın pamuk üretiminin nispi karı 0.97 olarak bulundu. Yani üretici pamuk üretimi için harcadığı her 1 TL'ye karşılık 97 kuruş kazanıyor, kısacası üretim kârlı değil ve üretici zarar ediyor.”  diye ekleyen Karademir, üreticinin pamuk üretimine devam ediyor olmasının tek sebebinin desteklemeler olduğunu, ancak desteklemelerin de reel olarak azaldığını ve bu yüzden de Türkiye'de pamuk üretiminin geleceğinin karanlık olduğunu da ifade ediyor.

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Bu bölgeler tarımsal SİT alanı ilan edildi!

Bu bölgeler tarımsal SİT alanı ilan edildi!

Tarıma elverişli durumdaki 141 bölgenin Büyük Ova Koruma Alanı olarak belirlendiği karar Resmi Gazete’de yayınlandı.

tarlasera Şubat sayısı raflarda!

tarlasera Şubat sayısı raflarda!

Sertifikalı tohum desteklerini kapağına taşıyan tarlasera’nın röportaj konuğu ise tarıma olan ilgisiyle Mor Ve Ötesi'nden Kerem Kabadayı.

2016 yılı tarımda böyle geçti

2016 yılı tarımda böyle geçti

Yeni yıla girerken tarlasera.com Türkiye tarımında bir yıl içinde yaşanan önemli gelişmeleri değerlendiriyor.

Muğla’yı sakız bahçeleri sardı

Muğla’yı sakız bahçeleri sardı

Muğla’nın Marmaris ve Ula ilçelerinde kurulan sakız bahçeleri gıdanın yanı sıra ilaç ve kozmetik sanayisine de hammadde sağlayacak.

Gıda amaçlı palm yağında Türkiye önde gidiyor

Gıda amaçlı palm yağında Türkiye önde gidiyor

Kanserojen olduğu açıklanan palm yağı AB'de ağırlıklı olarak biyoyakıt, Türkiye’de ise gıda amaçlı kullanılıyor.