tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

22.8.2018

Analitik düşünce tarımı ileriye götürecek

analitik-dusunce-tarimi-ileriye-goturecek3.jpg

tarlasera’nın sorularını yanıtlayan Genta Teknik Satış Müdürü Gökçe Atalay, “Analitik düşünce yapısına ulaşamamış gençlerimiz fakültede tarımı öğrenme yerine mezuniyet odaklı bir düşünce tarzına sahip olunca piyasaya niteliksiz bir mezun kitlesi çıkıyor” diyor.

Türkiye’de kendini tarımsal üretimin çok yönlü gelişimine adamış çok sayıda değerli ziraat mühendisi var. Ancak Türkiye’de tarım topraklarını karış karış gezerek sektörün nabzını tutan, birikimi ve çalışma disiplini ile çevresine ve genç ziraatçılara Gökçe Atalay kadar ilham olan bir isim bulmak o kadar da kolay değil.

tarlasera da tarıma dair pek çok konuda sık sık Atalay’ın görüşlerine başvurmaktan ve birikiminden faydalanmaktan mutluluk duyuyor. Genta Teknik Satış Müdürü Gökçe Atalay, gübrede barkod sistemi ve Türkiye’de Ar-Ge anlayışı ile ziraat eğitiminin niteliği üzerine tarlasera’nın sorularını yanıtladı.

Gübrede bu yıl uygulamaya alınan DNA barkod sistemine sizce sektör hazır mı? Sistemin getirileri ne olabilir?

Bu tip bir sistem getirilmeden önce Bakanlıktan, üniversitelerden, özel sektörden ve gübre birliklerinden tarafların bir araya getirilmesi, hedeflerin belirlenmesi ve çözüme dair önerilerin ifade edilmesi gerekirdi. Ancak şu anki durumda bu uygulamayı sorunsuz hayata geçirebilecek çok az sayıda firma var. Üstelik projenin üreticilere getirdiği tüm bu yeni koşullar, her ne kadar birçok yatırım Bakanlık tarafından karşılanacaksa da gübrenin maliyetini ve dolayısıyla fiyatını arttıracak. Bu da önce üretici, ardından da tüketici için yük olacaktır. Uluslararası şirketlerin durumu ise en büyük soru işareti. Çünkü zaten paketli ithal ettiği ürünü nasıl GTS sistemine uygun şekilde piyasaya sunacağı hakkında belirsizlikler çok fazla. Ayrıca bu sistem bu kadar yakın zamanda uygulamaya girdiği anda, koşulları tam sağlayamamış firmalar yönetmeliğe göre zan altında bulunup, yaptırım riskleriyle karşı karşıya olacak. Tüm bunlardan dolayı söz konusu uygulamanın bu şekliyle sektöre bir fayda getirmeyeceğini düşünüyorum.

analitik-dusunce-tarimi-ileriye-goturecek4.jpg

Türkiye’de bitki besleme alanında Ar-Ge çalışmaları için ayrılan bütçe ve yapılan çalışmaları yeterli buluyor musunuz?

Türkiye’de Ar-Ge olarak tanımlanan şey, halihazırda var olan bir prosesi satın alıp uygulamak. Halbuki gerçek Ar-Ge çalışması, proses yaratabilmektir. Yani olması gereken; üniversitede veya araştırma kurumlarında, Türkiye’nin istek ve ihtiyaçlarına yönelik olacak şekilde, var olan proseslerin cevap veremediği yeni bir proses geliştirmektir. Ancak bu sayede Türkiye’nin iklim koşulları, toprağı veya sosyo-ekonomik durumuna uygun olacak ürünler geliştirilebilir. Ne yazık ki şu anda böyle bir çalışma yapılmıyor, var olan prosesler üzerinde Ar-Ge çalışmaları yürütülüyor.

Sizce Türkiye’deki ziraat fakülteleri sektörün nitelikli personel ihtiyacını karşılayabilir noktada mı?

Türkiye’de ziraat fakültelerine giriş yapan insan kalitesini düşürdük. Yalnızca birkaç tane matematik ve fen sorusunu doğru yanıtlayan öğrenci artık ziraat fakültesine girmeye hak kazanıyor. Analitik düşünce yapısına ulaşamamış gençlerimiz fakültede tarımı öğrenme yerine mezuniyet odaklı bir düşünce tarzına sahip olunca, piyasaya niteliksiz bir mezun kitlesi çıkıyor. Eğer biz mısır tohumunu göstermeden ıslahını, bitki fizyolojisini öğretmeden hastalık ve zararlıları anlatıyorsak, burada çok büyük bir yanlış var demektir. Ziraat mühendislerinin esas görevi üreticinin bilmediği veya göremediği noktaları onlara anlatmak olmalı. Bugün Türkiye’de 30’dan fazla ziraat fakültesi var. Ancak biz eli toprağa değmeyen ziraat mühendisleri mezun edersek, bu görevi yerine getirmelerini nasıl bekleyebiliriz?

analitik-dusunce-tarimi-ileriye-goturecek2.jpg

Dünya ile kıyasladığınızda Türkiye’de tarım sektörünün yakın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Tarım alanlarında meyvecilik çok hızlı şekilde artıyor. Özellikle narenciye, sert çekirdekliler ve yumuşak çekirdeklilerde bu artışı görebilirsiniz. Meyvecilikle ilgili üreticilerin büyük çoğunluğu çocuklarına iyi eğitim vermeye çalışan, gelişmeye açık insanlar. Sonuçta 2’nci ve 3’üncü nesil gençler günümüzde bilinçli olarak üretim alanlarını genişletiyorlar. Kimi zaman hata yapıyor fakat bu hatanın farkına varıp yanlışları düzeltiyor ve doğru bilgiye ulaşmak için çalışıyorlar. Yetiştirdikleri ürünlerin tüketiciye ulaşmasının farklı yollarını arıyor, olası kayıpları en aza indirgemek için çalışıyorlar.

Ancak küçük üreticiler için aynı durum söz konusu değil. Özellikle de sebze kısmı en riskli tarafı teşkil ediyor ve genellikle işlerini büyütemiyorlar. Sebze üreticileri biraz fazla büyüdüğünde, yaptıkları iş ekonomik olmaktan çıkıyor; ayrıca çok fazla büyümeye yetecek kazanç da elde edemiyorlar. Bu yüzden Türkiye’de sebze tarımının kalbi olan Antalya’da ne yazık ki sebzecilik geriye gidiyor. İlerleyen zamanda büyük işletmeler daha da büyümeye devam ederse, küçük işletmeler çok hızlı bir şekilde geriye dönüşü yaşayacaktır. Bu da ciddi bir insan problemiyle karşı karşıya kalacağız demek.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Islahçının dostu tarım robotları!

Islahçının dostu tarım robotları!

Tarımsal robotlar artık yalnızca üreticilerin değil ıslahçıların da çalışma arkadaşı olmaya başladı. Binlerce bitkiyi her yönüyle izleyen robotlar topladıkları verileri araştırmacıların hizmetine sunuyor.

Üzüm bağları çatıya taşındı

Üzüm bağları çatıya taşındı

Burası New York-Brooklyn’de yüksek bir binanın çatı katı. Bin 400 metrekarelik bu çatıyı özel kılan şey ise dünyada ticari şaraplık üzüm üretimi yapılan ilk çatı arazisi olması.

tarlasera Ekim sayısı çıktı!

tarlasera Ekim sayısı çıktı!

Dünyada ve Türkiye’deki tarımsal destek modellerini masaya yatıran tarlasera bu okurlarının karşısına Dijital Tarım ekiyle birlikte çıkıyor.

Atakum’dan Silivri’ye, ilk ders zili neyi anlatıyor?

Atakum’dan Silivri’ye, ilk ders zili neyi anlatıyor?

Tarım liseleri eğitim sisteminin sorunlarını ağır şekilde yaşarken, öğrenci ve veliler için çekim merkezi olamamaktan mustarip.

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

Daha az suyla daha iyi domates mümkün!

İspanya’da araştırmacılar çeri domates üretiminde kullanılan suyu yarı yarıya azaltılarak besin değerlerinin arttırılabileceğini kanıtladı.