tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

2015-11-13 08:15:24

Pamuktan mısıra devir teslim

Yaklaşık 20 yıl önce Türkiye’de yetiştirilen en önemli ürünler sorulsa, pamuk ilk akla gelen ürünlerden biri olurdu. Ancak uygulanan politikalar nedeniyle son yıllarda tahtını yavaş yavaş mısıra bırakmaya başladı. Eskiden pamuğun hükümdarlığının sürdüğü Çukurova ve Ege bölgelerinde pamuk üretim alanı her geçen gün azalıp mısır üretimi artarken, bu durumdan en çok etkilenen ise şüphesiz tekstil sektörü oldu. Hadi Kurt Şanlurfa’da pamuk üretiminden mısıra geçiş yapan üreticilerden. Aynı zamanda birziraat teknikeri olan Kurt; 10 yıl öncesine kadar tarlasına yalnızca pamuk ekerken, 10 yıl önce mısırı da pamuğun yanına katmış. Uzun süre pamuktan umudu kesmeyen Kurt, pamuk üretimini yavaş yavaş azalttığı bu süreci bir geçiş dönemi olarak adlandırıyor. Fakat pamuktan tamamen umutlar kesilince mısıra geçmeye karar veriyor. Son 5 yıldır da yalnızca mısır üretiyor. Hadi Kurt bugün, ailesinin sahip olduğu toplam 3 bin dönümlük alanın yalnızca 40 dönümünde pamuk üretiyor, geri kalanına mısır ekiyor. Kendisine ait 300 dönümlük arazide ise yalnızca mısır üretiyor. Pamuk, yaygın ve zorunlu kullanım alanıyla insanlık açısından, yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla da üretici ülkeler açısından ekonomik öneme sahip bir bitki. Dünyada pamuk bitkisinin yaşamasına imkan veren nadir ekolojik sisteme sahip olan ülkelerden biri olan Türkiye, ekim alanı sıralamasında dünyada 7. sırada. Ancak tüm bu olanaklara sahip olmasına rağmen pamuk üretiminde her geçen gün azalmalar yaşanıyor. Türkiye’de, oldukça güçlü bir pamuk üretimi yapılanması olmasına karşın, bu güçlü yapıyı olumsuz yönde etkileyebilen birçok sorun var. Bunlar özetle; politik düzenlemelerin yetersizliği, pamuk tarımındaki üretim masraflarının yüksek olması, pamuk tarımında çeşit, tohumluk ve üretim tekniği konularındaki eksiklikler; pamuk hasadı, hasat sonrası ve yabancı madde sorunları, pamuk standardizasyon sistemindeki problemler. Türkiye’de stratejik bir konuma sahip pamuğun yerini ekonomik nedenlerle mısıra bırakması ve bu durumun ilerde ne gibi sorunlara yol açacağı konusuna dikkat çeken haberin tamamı tarlasera Kasım sayısında.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.