tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

14.4.2015 14:19:18

Endemik bitki üretimine destek

Yaklaşık bin çeşit endemik bitkinin tıbbi ve aromatik bitki olarak kullanıldığı Türkiye, uzun yıllardır bu bitkilerin tarımsal ürün olarak değerlenmesini bekliyordu. Yeni gelen desteklerle birlikte endemik türlerin hem üretiminin, hem ihracatının artması bekleniyor. Geçtiğimiz sene tarımsal üretimin iç ve dış talebe uygun bir şekilde geliştirilmesi, doğal ve biyolojik kaynakların korunması yanında kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla, Türkiye'de tıbbi ve aromatik bitkiler ile boyamada kullanılan bitkilerin üretimlerinin artırılması, ürünlerin çeşitlendirilmesi, kalitenin iyileştirilmesi için Bakanlık tarafından geliştirilen proje hayata geçiriliyor. Tıbbi ve aromatik bitkilerin destekleme kapsamına alınmasının, özellikle yerel üreticileri rahatlatması bekleniyor. Dekar başına 100 lira Antalya, Konya, Eskişehir, Tokat, Denizli ve Muğla'da uygulanmaya başlanan projeye bu sene, Ağrı, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Bingöl, Çankırı, Diyarbakır, Elazığ, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kayseri, Kütahya, Malatya, Niğde ve Trabzon da eklendi. Proje kapsamında kekik, kimyon, kişniş, karabuğday, safran, çörekotu, çemen, anason, fesleğen ve tıbbi adaçayı gibi bitkilerde iyi tarım yapan üreticilere dekar başına 100 lira destekleme ödemesi yapılıyor. En büyük hedef; Türkiye’ye özgü çeşitleri dünyaya yaymak  Yüzyıllaran beri Türkiye, endemik bitki çeşitliliği bakımından oldukça önemli bir zenginliğe sahip. Bu bitkiler, ilaç, sanayi, gıda, kozmetik gibi bir çok sektörde kullanılıyor. Bu çeşitlerden 350’si iç piyasada ticaret unsuruyken, yaklaşık 100 tanesinin de ihracatı yapılıyor. Yeni desteklemelerle hem iç, hem dış pazarda artış bekleniyor. Üretim ve ihracattaki artışla birlikte, yalnızca Türkiye’ye özgü endemik çeşitler de dünyaca ünlenebilir. Bu da İzmir'in kekiğinin, Karabük'ün safranının, Muğla ve Aydın'ın adaçayının, Hatay'ın defnesinin, Isparta ve Burdur'un lavantasının, ilaç sanayi, gıda, kozmetik gibi bir çok sektörde kullanılmak üzere dünyaya ihraç edilebilmesi anlamına geliyor. Ancak yüzyıllardır farklı alanlarda kullanılan, bazı ilçelere isimlerini veren ve yöresel üreticilerin geçim kaynağı olan bu endemik türlerin değerinin neden bu kadar geç anlaşıldığı merak konusu.

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.