tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

17.2.2015 17:53:06

Organik ürünlerin potansiyeli sanılandan yüksek

Resmi verilere göre organik ürünlerin ihracatı 2014 yılında 78 milyon dolara yükseldi; ancak bu sadece buz dağının görünmeyen kısmı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu katıldığı fuar sonrası konuyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaparken, Türkiye’nin organik tarımdaki potansiyelinin de altını çizdi. Türkiye’de üretilen organik ürünler günden güne artarken, bu ürünlerin dış pazardaki popülaritesi de artıyor. Her sene Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlenen Biofach Dünya Organik Ticaret Fuarı’na bu sene 16. Kez katıldıklarını söyleyen Tarakçıoğlu, Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin organik üretiminde büyük payı olduğunu vurgularken, ilk organik ürünlerin de 1987 yılında bu bölgede gerçekleştiğini de hatırlattı. Bugün Türkiye’de üretilen organik ürünlerin çeşidi de, ihracatı da gitgide artıyor. Ege Bölgesi’nde üretimi gerçekleşen organik kuru kayısı, üzüm ve incir gibi organik kuru ve kabuklu meyveler, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar, odun dışı orman ürünleri, zeytin ve zeytinyağı, kuru domates ve domates konsantresi, konserve ve salamura meyve ve sebzeler, meyve suyu, püresi ve konsantresi, yarı kuru meyve ve sebzeler, IQF ve dondurulmuş meyve ve sebzeler, un, çay gibi gıda ürünleri dış pazarda da alıcı buluyor ve oldukça talep görüyor. İhraç edilen ürünlerin kaydı konusunda üreticiler dikkatli olmalı Organik ürünlerin üretimi dışında dış ticaretinde de Türkiye’nin payı oldukça büyük. Katıldığı fuar sonrası çarpıcı açıklamalar yapan Tarakçıoğlu’nun dedikleri, Türkiye’nin organik ürün ihracatında saklı olan bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Tarakçıoğlu’nun açıklamalarına göre şu an resmi verilerde ihracat payı 78 milyon dolar olan bu ürünlerin asıl ihracat değeri 350 milyon doları buluyor. Bu değerin açığa çıkamaması ise firmaların ya da gümrükçülerin önemli bir detayı gözden kaçırmalarından kaynaklanıyor. Türkiye’nin organik ürünleri, dış ticaret sisteminde ‘ihracatı kayda tabi ürünler’ sınıfında yer alıyor. Türk firmalarının ya da gümrükçülerin, ürünlerin ihracı aşamasında ‘e-birlik’ sistemine girip ürünlerini organik ürün olarak belirtmeleri gerekiyor. Üreticilerin bu detaya dikkat etmesiyle birlikte, dış pazarda verimliliğiyle çoktan sınıfı geçmiş olan Türk organik ürünleri sayesinde, Türkiye’nin de dış pazardaki ihracat değeri de hakettiği yere gelecek.

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Zahire ambarı sabanın ucunda!

Serin iklim tahıllarına başarılı bir sezon için yapılacak uygulamalar henüz tohum yatağına düşmeden toprak işleme ile başlıyor.