tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

25.6.2014 12:34:41

Isparta’nın güldeki liderliği tehlikede

Akademisyenler ve sektör temsilcilerinden oluşan Isparta Gülü İhtisas Komisyonu, 6 aylık çalışma sonunda hazırladığı raporu kamuoyuna sundu. Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (SDÜ) yapılan basın toplantısına komisyon üyelerinin yanı sıra SDÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ve rektör yardımcıları da katıldı. Raporla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Karlı, dünya yağ gülü üretiminin yüzde 90'lık kısmının Türkiye ve Bulgaristan tarafından karşılandığını söyledi. İki ülke arasındaki rekabette Türkiye'nin payının giderek azaldığını ifade eden Karlı, "Gülün, Türkiye'de 22 bin dekar olan ekim alanı Bulgaristan'da ciddi oranda arttı ve 40 bin dekara ulaştı. Ayrıca Isparta'daki gül bahçeleri gittikçe yaşlanıyor ve verimi düşüyor. Bulgaristan sürekli yeni yatırım ve teşviklerle ön plana çıkıyor. Önlem alınmazsa gül sektöründe ciddi sıkıntılar söz konusu olacak" dedi. Uzaktan algılama ve haritalama teknikleri gibi modern teknik ve teknolojiyi kullanılarak dikim alanları, bahçe yaşı, ürün gelişimi ve rekolte tahmini yapılması gerektiğini dile getiren Karlı, gül üretiminde yaşanan sorun ve çözüm önerileri konusunda şunları söyledi: "Parfüm ve kozmetik sanayisinin gelişmesini sağlayacak Gül Vadisi Projesi hayata geçirilmeli. Sektörde üretim projeksiyonlarının olmaması sebebiyle her 10 yılda bir kriz görülüyor. Bu sebeple Isparta gülü için stratejik üretim planlaması yapılmalı. Dünya uçucu yağ pazarındaki büyüme oranı esas alınarak gül üretim alanlarını artırma ve gençleştirme programı oluşturulmalı. Mevcut gül bahçelerinin çoğu ekonomik verim yaşını aşmış yaşlı gül bahçelerinden oluşuyor. Bu yüzden çay tarımında uygulanan 'gençleştirme budama tazminatı', gül tarımı yapan işletmeler için de uygulanmalı." Organik gül yağı talebine göre üretim planlaması yapılması gerektiğini dile getiren Karlı, alımlarda yeni bir fiyatlandırma politikasına gidilerek günün erken saatlerinde hasat yapanla geç yapan arasında teşvik edici pirim sistemi kurulabileceğini belirtti. Isparta gülünün dünyada sınırlı alanlarda üretilebilen, tarihi ve geleneksel özelliklere sahip stratejik bir ürün olduğunu hatırlatan Karlı, kültürel miras diye gelecek nesillere aktarılması ve kırsal turizmde kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.