tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

27.5.2014 12:16:26

Türkiye’nin kapıları zararlılara açık

Kıbrıs doğumlu Prof. Dr. Errol Hassan, dünya çapında bilimsel kariyeri en yüksek Türk ziraatçılardan biri. ABD, Almanya ve tam 40 yıldır da Avustralya’da böcek bilimi ve bitki koruma üzerine çalışıyor. Son 20 yıldır bitkisel pestisitler üzerine yaptığı çalışmalar dünya çapında saygı görüyor. Hassan’ın organizasyonunda yer aldığı Uluslararası Biyopestisit Konferansı’nın 7’incisi Ekim ayında Türkiye’de düzenlenecek. tarlasera bunun öncesinde Hassan ile görüştü ve hem bitki korumada yeni teknolojiler hem de Türkiye tarımıyla ilgili izlenimleri üzerine sohbet etti. Bitkisel pestisitleri biraz açıklayabilir misiniz? Bitkisel pestisitlerin kaynağı tamamen bitkisel ürünlerdir. Örneğin Avustralya’da yaygın olan okaliptüs ve çay ağacının bazı kesimlerinden soğuk pres yöntemiyle “essential oil” (uçucu yağ) dediğimiz maddeleri elde ediyoruz. Uçucu yağların içindeki kimyasal maddeleri ayrıştırıp zararlı ve yararlı böcekler üzerinde testler yapıyoruz. Etkilerini gözlemlendikten sonra o maddeleri tekrar nano-partiküllerle birleştirerek yeni denemeler yapıyoruz ve yararlı olanlarını seçiyoruz. Denemeler sonucunda ortaya çıkan yararlı oluşumları ticaretleştiriyoruz. Bitkisel pestisitlerin Türkiye’de yaygınlaşma şansı var mı? Aslında Türkiye’de de kullanılmaya başladı. Ancak Türkiye’de kullanılan bitkisel pestisitler neem ağacından elde ediliyor. Bunlar da genelde Almanya ve Hindistan’dan geliyor. Türkiye’nin halen kendi üretimi yok bu alanda. Türkiye’ de baharat bitkileri, defne ağacı ya da biberiye gibi şifalı bitkiler bu açıdan kaynak olabilir. Ancak bunların endüstriyel hale getirilmesi için de ciddi çalışmalar ve araştırmalar gerekiyor. Bitkisel pestisitlerin gelişmesi konvanisyonel kimyasal mücadeleyi etkiler mi? Hayır sanmıyorum. Çünkü kimyasal pestisitlerin kendilerine ait niş bir alanları vardır. Bitkisel pestisitler onları hiçbir zaman tehdit edemez. Sentetik pestisitlerin bazıları çok erken reaksiyon gösterir ve zararlıyı çok çabuk ortadan kaldırabilir. Biyolojik pestisitler ise maalesef biraz yavaştır, etki etmesi zararlıya bağlı olarak 2, 3 veya 4 gün sürebilir. Ancak bitkisel pestisitler için önemli olan; içlerinde birden fazla madde olması. Çünkü böcekler çok sayıda madde içeren bitkisel ilaçlara direnç gösteremiyor. Türkiye bitki korumada son yıllarda belli aşamalar kat etti. Bugün Türkiye tarımı için süregelen en önemli sorun sizce nedir? Bence en büyük sorun; Türkiye’de karantinanın yetersiz olması. Herkes her istediğini ülkeye getirebiliyor. Dolayısıyla Türkiye’nin kapıları hastalıklara ve yabancı böceklere açık. Örneğin Tuta absoluta önce Güney Amerika’dan İspanya’ya geldi, 2 yıl kadar orada kaldı, sonra İtalya’ya, ardından da Yunanistan’a geçti. En sonunda da karantina olmadığı için Türkiye’ye geldi. Henüz nasıl geçti bilinmiyor, ama ben turistler vasıtasıyla geçtiğini düşünüyorum. Ve şimdi Türkiye için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu keyifli röportajın devamını tarlasera Mayıs sayısında okuyabilirsiniz!


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

Kuraklığa karşı kaktüsler sofralara iniyor

FAO yenilebilir kaktüs türlerinin 21. yüzyıla damga vuracağını açıkladı. Başrolde ise Türkiye’de de yetişen ve “kaynanadili” olarak bilinen dikenli incir var.

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Bu teknoloji zararlı mücadelesini nokta atışına dönüştürecek

Zararlıları bitkiye konmadan önce tespit eden sensörler ilaç kullanımını en aza indirirken yararlı böcekler de korunmuş olacak.

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Üretilen bin tane, tüketilen bir tane!

Son 10 yılda 5 katına çıkan nar üretimi ihtiyacın sınırlarını çoktan aştı. Pazar bulamayan üreticilerin beklentisi daha fazla tüketim ve ihracat.

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Kız çocuklarına karşı ayrımcılık tarlada başlıyor

Tarımda çocuk işçiliği ile güvencesiz koşullarda çalışma sorunu, söz konusu kız çocukları olduğunda katlanarak artıyor.