tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

25.4.2014 08:35:38

Farkı ek elementler yaratıyor

 

  tarlasera Nisan sayısında Timac Agro Genel Müdürü Emir Argün ile görüştü ve bitki beslemeye dair merak edilen soruları sordu. Argün, “Üre, DAP gibi hammaddeleri 50-60 yıl boyunca kullanıyor ve her yıl sürekli dozu arttırarak daha fazla ürün bekliyoruz. Ama bu yolla topraklarımızı çoraklaştırıyoruz. Oysa bunların yanına ne gibi ek elementler koyabilir ve teknolojik hale getirebiliriz diye düşünmeliyiz” diyor.  Türkiye’nin bitki besleme pazarının bugününü nasıl yorumlarsınız? Bildiğiniz gibi bitki besleme sektöründe pazarın yüzde 98’ine klasik üretim yapan lokal firmalar hakim. Bunun haricinde, özel ithal ürünleri distribütör bazında alıp satan firmalar mevcut ancak hem üretici konumunda olup hem de ürününü kendi organizasyonuyla satan bir firma olarak biz varız. Amaç birim alandan en fazla verim ve kaliteyi alabilmek ise pazarın gidişatı da özel gübrelere doğru olmalı. 50-60 yıldır aynı formüller kullanılıyor ya da içine sadece 1-2 element daha ekleyip veya azot veya fosfor değerlerini biraz değiştirip bunu yeni bir gübre gibi pazarlama mantığı çok yaygın. Ama bu şekilde hem topraklarımızı daha çok çoraklaştırıyoruz hem de Avrupa ve ABD standartlarına göre verim bazında çok aşağılarda kalıyoruz. Rakamlar Türkiye’de en çok kullanılan gübre türünün üre gübresi olduğunu gösteriyor. Bunu nasıl yorumlarsınız? Öncelikle azotlu bir gübre olarak üre gübresi azot ihtiyacının göstergesi. Tabii ürenin kullanılması önemli, ancak sonuçta üre bir hammadde ve örneğin biz bu hammaddeyi kullanarak kükürt, magnezyum gibi elementlerle sentezleyerek katma değerli ürünler geliştiriyoruz. Üre, DAP (Diamonyum fosfat) gibi hammaddeleri 50-60 yıl boyunca kullandık ve her yıl sürekli dozu arttırarak daha da fazla ürün almayı bekliyoruz. Oysa bu yolla topraklarımızı çoraklaştırıyoruz. Çünkü, mesela DAP’ta verdiğimiz bu yüksek dozda fosfor toprakta bağlanıp bitki tarafından alınamıyor. Üretici gübre ürünlerini seçerken nelere dikkat etmeli? İlk önce toprak ihtiyaçlarını tespit etmek şart. Sonrasında bitkinin besin değerlerine göre doğru gübre seçilmeli. Ürünleri yalnızca fiyatı üzerinden değerlendirip araya mesafe koymak doğru değil. Halbuki “Şu kadar yatırım yaptım, bu kadar para kazanacağım” diye bir hesaplama yapılmalı. Biz bu konuda ekimden hasada kadar tüm Türkiye’de ücretsiz danışmanlık hizmeti vererek oluşabilecek olumsuzlukları ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Çünkü küçük bir hata tüm hasadı etkileyebilir. Tabii bu çok zor bir iş, ancak doğru gübreleme için üreticinin de bu adanmışlığa sahip olması gerekli. Yani tarım işini dededen tarla kaldığı için yapmaktan ziyade ‘Bu işi en iyi ben yapacağım’ diyerek hareket etmek çok önemli. Üreticinin algısı klasik gübrelerden teknolojik gübrelere doğru kırılmaya başladığını söyleyebilir miyiz? Evet, sektöre girdiğim 2011’den bugüne kadarki sürece baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliriz. Teknolojik gübrelerin pazar paylarında artış var. Ancak Avrupa ve ABD'deki gibi istenilen düzeyde değil. Özel gübrelerin ilk pazar payını ilk etapta yüzde 30’a kadar çıkarmak hedef olmalı.


Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Burası Türkiye'nin 50 yıllık tarım lisesi!

Türkiye’de sayılı örneklerden biri olan Samsun Atakum Tarım Meslek Lisesi arazisinde Kent Park projesi mahkeme süreci tamamlanmadan başlatıldı.

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon dikip altın biçenlerin sırrı

Limon birkaç yıldır üreticisine en çok kazandıran ürünlerden. Dayanıklı çeşitler ile kazancı daha da arttırmak mümkün.

Çeltikte rakamların dili acı söylüyor

Çeltikte rakamların dili acı söylüyor

Çeltikte dekar başına 36 TL olarak belirlenen mazot desteği çeltik üreticilerinin yakıt maliyetlerinin yüzde 38’ini karşılayabiliyor.

Yerin 30 metre altında sebze üretiyorlar

Yerin 30 metre altında sebze üretiyorlar

Londra’da İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma yer altı sığınağında hidroponik sistemle üretilen sebzeler süpermarketlerde tüketiciyle buluşuyor.

Balkonunuzu tarım alanına çevirin!

Balkonunuzu tarım alanına çevirin!

Şehir yaşamının stresinden uzaklaşmak için çok da uzaklara gitmeye gerek yok. Balkon bahçeciliği doğa özlemini bir nebze olsun giderirken, kendi mini bahçenizi oluşturmanızı mümkün kılıyor.