tarlasera
tarlasera SATIN AL
Kapat

6.9.2013 08:43:04

Depodan çok çatıya ihtiyaç var

Antep fıstığında geçtiğimiz yıldan beri yükseliş eğilimi gösteren fiyatlar adeta zirveye ulaştı. Yüzde 30-50 oranında fiyat artışı gözlenen üründe bu yılki düşük üretimle birlikte dolup taşan stoklar uzmanları da düşündürüyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Antep Fıstığı Araştırma İstasyonu Müdürü Nevzat Aslan, Antep fıstığında fiyatların kontrol edilebilmesi için bir kurumun oluşturulması gerektiğini belirtiyor. Bir yıl yoğun bir yıl sınırlı ürün alınan Antep fıstığında 2012 yılı 150 bin tonluk üretim yapılırken bu yıl tonaj 50 bin tona kadar düştü. Geçtiğimiz yıl 7,5 TL civarında olan ürün fiyatları ise bu yıl 15 liraya kadar yükseldiği görüldü. Türkiye'nin dünyada İran ve ABD'den sonra geldiği Antep fıstığı ihracatında ise ciddi bir hareketlenme söz konusu değil. Türkiye'nin Antep fıstığı yeterlilik oranının yüzde 138 olduğu bilgisini veren Aslan, "Son 2 yıldaki üretime ve ihracatta bir artış olmamasına bakılırsa ciddi bir stoklama yapıldığı ortada" diyerek fiyat sorununun kaynağına işaret ediyor. "Stoklar pazara sunulursa şu andaki yüksek fiyatlarının eskiye dönmesini beklemiyoruz, ancak bir miktar düşüş oluşabilir. İthalata izin verilmesi de bir çözüm getirmeyecektir; çünkü Amerikan ve İran fıstıklarının birinci kalite fiyatları yüksek" diyen Aslan, fiyatların kontrolü için Antep fıstığına özgü bir kurumun gerekliliğine dikkat çekiyor. Tüm Kuruyemiş Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (TÜKSİAD) Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Özkara arz sıkıntısına dikkat çekiyor. "Bu yıl mahsul oldukça az. Bu işten rant bekleyen bazı kesimler ise ürün stokluyorlar. Bir yandan Antep fıstığının sanayi ürünü olarak tüketimi de artıyor. Uluslararası çikolata firmaları fıstığımızı tercih ediyor. Sonuçta arz talebi karşılayamayınca fiyat yükseliyor" diyen Özkara da bir "çatı" kuruluşuna ihtiyaç olduğu görüşünde: "Eskiden Antep fıstığı kooperatifleri piyasayı regüle etmede etkin rol üstlenirlerdi, ancak bunlar dağıldı. Aynı et ve sütte olduğu gibi Antep fıstığında da fiyatı dengeleyecek bir kuruluşun bulunması gerekiyor. Yine uzun vadede lisanslı depoculuk ve tarımsal destek verilmesi çözüm getirir."

Yorumlar
    Bu yazı için henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.
Yorum Yaz

Yorumunuz Gönderildi

E-Bülten

Başka yerde bulamayacağınız tarım ve kültür haberlerini düzenli olarak almak için aşağıdaki kutucuğa e-posta adresinizi yazın ve gönder butonuna tıklayın; tarlasera e-bülten adresinize gelsin!

En Çok Okunanlar

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG

Türkiye’nin ilk yerli traktörü HSG, 1963 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde üretildi. Ancak seri üretime geçemeyen HSG artık yalnızca müze ve fotoğraflarda yaşıyor.

Yusufeli'nde neler oluyor?

Yusufeli'nde neler oluyor?

Baraj ve HES projeleri nedeniyle yerleşim alanlarında köklü değişimler yaşayan Artvin-Yusufeli’nde üreticilerin ve tarımsal çeşitliliğin geleceği halen belirsiz.

İzmir’e özgü bitki keşfedilirken yok mu oldu?

İzmir’e özgü bitki keşfedilirken yok mu oldu?

Yeni keşfedilen ve dünyada sadece İzmir’de yetiştiği saptanan “Eferezenesi” bitkisinin sınırlı sayıdaki örneği, Temmuz ayında çıkan yangında yitirilmiş olabilir.

Bu harita domatesin sırrını ortaya dökecek

Bu harita domatesin sırrını ortaya dökecek

Meyvelerin olgunlaşma sürecinde gen haritasındaki değişimleri görüntüleyen Domates İfade Atlası, bitki ıslahçıları için pek çok sorunun yanıtını içinde taşıyor.

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

tarlasera Şubat sayısı çıktı!

Hassas tarımı kapağına taşıyan tarlasera bu ay okurlarına geçtiğimiz yılın panoramasını sunan Almanak 2017’yi armağan ediyor.